Cazın Kadın Dansçıları
- Ekin Köklü
- 3 Nis
- 2 dakikada okunur
Kadın rollerinin erkekler tarafından sahnelendiği yüzyıllardan kadınların kendi hikâyelerini sahnede ve sahne dışında bizzat anlattığı bir zamana geldik. Elbette bu dönüşüm, toplumsal cinsiyet rollerinden tamamen özgürleştiğimiz anlamına gelmiyor aksine hâlâ sorgulanmayı bekleyen pek çok konu var. Kadınlar geçmişle kıyasladığımızda bugün çok daha görünür bir durumda. Ancak bu görünürlük her zaman eşit bir temsil anlamına geliyor diyemeyiz. Örneğin aynı alanda, aynı üretimi gerçekleştiren bir kadın ve bir erkek var ise çoğu zaman erkeğin adı daha kolay hatırlanıyor; kadınların katkıları görünmez olabiliyor.
Dans dünyası da bu durumdan bağımsız değil bana kalırsa. Özellikle Lindy Hop gibi köklü ve kolektif üretime dayalı danslarda kadınların katkılarının yadsınamaz olduğuna eminim. Tam da bu yüzden, bu blog yazımız bir hatırlama ve hatırlatma niyeti taşıyor: Dansın ritmini, ruhunu ve yönünü belirleyen kadın dansçıları görünür kılmak ve onların izini sürmek.
Norma Miller

Swing’in Kraliçesi olarak bilinen Miller, Lindy Hop’un erken dönemlerinden itibaren bu dansın gelişiminde rol oynayan önemli dansçılardandır. Savoy’da genç yaşlarında dans etmeye başlayan Miller, Whitey’s Lindy Hoppers grubuna katılır. Whitey’s Lindy Hoppers’ın Lindy Hop için öneminin büyük olduğunu biliyoruz. Grup, Lindy Hop’un “danstan sanata” dönüşmesinde etkili olmuştur. Miller, Whitey’s Lindy Hoppers ile turnelere katılır, Hollywood filmlerinde yer alır. Lindy Hop’un estetik ve teknik gelişiminde de etkili olur. Hızlı ayak hareketleri, enerjik stil ve partnerle kurulan dinamik iletişim gibi unsurların sahnede daha belirgin ve etkileyici hâle gelmesinde rol oynar. Kadın dansçıların sahnedeki görünürlüğünü artırması da önemli bir noktadır; Miller dansa yalnızca eşlik etmez, yön verir ve sahnede dikkat çeker. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde ise yalnızca bir performans sanatçısı olarak kalmaz; koreograf, eğitmen ve anlatıcı kimliğiyle Lindy Hop’un sonraki nesillere aktarılmasında aktif rol üstlenir. 98 yaşına kadar, 2018 yılına kadar Herräng Dans Kampı'nda katılır, dansla ve hayatıyla ilgili tecrübelerini paylaşır.
Josephine Baker

Josephine Baker, 1920’lerin Paris’inde “Siyah İnci” olarak tanınan bir dansçıdır. Küçük yaşta vodvil ile başlayan kariyeri, Harlem Rönesansı’nda Shuffle Along’un korosunda devam eder ve Charleston’ın yayılmasına katkı sağlar. 19 yaşında Paris’e giderek caz, vodvil ve egzotik etkileri harmanladığı tarzıyla herkesi büyüler ve özellikle Folies Bergère’deki ikonik “muz” performansı unutulmazlar arasına girer.
Baker’ın politik bir duruşu da vardır. II. Dünya Savaşı döneminde Fransız Direnişi için casusluk yapar. Savunuculuğu 1963’te Washington Yürüyüşü’nde de kendini gösterir; 67 yaşında, Martin Luther King Jr.’ın yanındaki tek kadın konuşmacıdır.
Katherine Dunham

Dansçı ve koreograf Dunham, dansı kültürel bir ifade olarak keşfeder ve Karayipler’deki ritüel danslardan ilham alarak Dunham Tekniği’ni geliştirir. 1940’ta Katherine Dunham Dans Topluluğunu kurar; bu topluluk, dansçı yetiştirmek için önde gelen bir merkez olur. Eserleri arasında L’ag’ya, Shango ve Bal Negre yer alır. Ayrıca Broadway müzikalleri, operalar ve Cabin in the Sky filminin hem dans koreografisini hazırlar hem de bizzat dans eder.
Bu yazıda özellikle Norma Miller, Josephine Baker ve Katherine Dunham’a odaklandık. Cora LaRedd, Bessie Dudley, Dawn Hampton, Jeni LeGon, Florence Hill, Mabel Lee ve Marie Bryant gibi dansçılar, swing sahnesine enerjileri, yaratıcılıkları ve öncü performanslarıyla damga vurmuş diğer önemli isimlerdir.




Yorumlar